Doğum Tarihi: 05.03.1996 (20 yaşında)

Mevki: Kaleci

Takımı: ND Gorica

Ülkesi: Slovenya

Değeri: 400,000 €

Sözleşme Sonu: 30.05.2017

 

Profil

Sorčan ailesinin ilk göz ağrısı Grega, ülkesinin sembolü  olan ve ülke bayrağının da ambleminde yer alan Kranj’ın Triglav dağlık bölgesinde 5 Mart 1996’da dünyaya geldi. Küçük yaş kategorilerinden itibaren Triglav formasını ve Milli Takımı’nın formasını sık sık giydi. 2013 yılında, Chievo Genç Takımı’nın yolunu tuttu. 17 yaşındayken geldiği Chievo’da, 2013-2015 yılları arasında Primavera’da başarılı bir performans sergiledi. 2013-2014 yılında oynadığı 10 maçın 5’inde kalesini gole kapadı. Bir sonra ki sezonda ise 12 maçın 8’inde 8 gol yiyip çekişmeli geçen ligde başarılı bir performans göstererek 2014-2015 sezonunda Primavera Şampiyonluğu yaşadı. 19 yaşına geldiğinde ise ülkesine geri döndü. Dönmesinin en büyük nedenlerinden biri; okulunu bitirmek istemesiydi. Oyuncunun menajeri Marcel Kacinari de Grega’nın hedeflediği en yüksek mertebeye yavaş ve sabırlı bir şekilde çıkmakta olduğunu sık sık belirtiyor.

İtalyan futbolunu deneyimledikten sonra bu sefer Sloven Süper Ligi’ne ND Gorica formasıyla adım attı. 2014-2015 sezonun son 8 haftasına yetişen genç oyuncu, ayağının tozuyla transfer olduğu hafta ilk maçına da çıktı. 3-0’lık Novo Mesto galibiyetinden sonra yerini kimseye kaptırmadı. 2014-2015 sezonununda oynayabileceği toplam 10 maçın -2 tanesi play-out maçı- hepsinde sahada yer aldı. Takıma inanılmaz bir ivme kazandırmasının yanında potansiyel 10 maçın 3’ünde toplamda yediği 7 golle takımını ligde tuttu. 28 maçın sonunda ligin sonuna demir atan Gorica sadece 6 galibiyet alabilmişti. Sorcan ile oynanan 10 maçta ise 5 galibiyet aldılar ve ligde kaldılar.

Slovenya Ligi’nde forma giymiş en genç kaleci unvanı da elinde bulunduran Sorčan, U-21 milli takımı ile çıktığı 4 maçın dışında A Milli Takımı’yla da iki maça çıktı. Kalesini gole kapatamadığı tek an ise Burak Yılmaz’ın hazırlık maçında, uzatmalarda yaptığı kafa vuruşu.

30 Haziran ve 7 Temmuz’da Maccabi Tel Aviv ile yapılan Avrupa Kupası Eleme maçlarında toplam 4 gol yese de takımına nazaran iyi bir performans sergiledi. Maccabi’nin geliştirdiği hücum organizasyonlarına karşı tek başına kalan Grega, takımını hezimete uğratmaktan kurtardı.

 

Güçlü Yönleri

ND Gorica en son 2005-2006 senesinde şampiyon olmuştu. Şuan ise son 10 senenin en başarılı sezonunu geçirmekteler. 7. haftanın sonunda maç fazlasıyla lider durumdalar. 7 haftada 2 mağlubiyet ve 5 galibiyet ile devam ederlerken Grega da muhteşem bir ivme yakalamış durumda. Savunma zaaflarından muzdarip olan Sorčan, bu sezon karşı karşıya kaldığı hiçbir pozisyonda başarısız çıkmadı. Karşı karşıya pozisyonlarda 7 haftanın sonunda 100% ile bu alanda ligin zirvesinde bulunuyor.

Takımıyla bulunduğu son dönemlerde, elini taşın altına koyan ve formunun zirvesinde olan bir Sorčan var. Yaşına oranla atletik özellikleri ve hızı göz kamaştırıcı. Çok iyi yer tutması ve refleksleri, karşı karşıya kaldığı pozisyonlarda veya karambol dediğimiz anlarda onu bir üst kategoriye taşıyan özelliklerinden. Oyunuyla Slovenya Ligi’nin en önde gelen kalecilerinden. Özellikle solunu çok iyi kapatıyor. Kaleye yakın mesafelerde topun yön değiştirmesi ve ters ayağında yakalanması, onun için herhangi bir sorun teşkil etmiyor. Topu nereye doğru sektirmesi gerektiğini üst düzey turnuvalarda boy göstermiş tecrübeli bir file bekçisi gibi iyi biliyor. Yaşı 20 olmasına rağmen zeka ve olgunluk yaşı daha fazla olabilir. Hata yapmaya meyilli olduğunu söylemek son derece yanlış olur. Oyun kurarken ise elini kullanırsa daha etkili oluyor.

 

Zayıf Yanları

Oyun kurma yönünün üst düzey olduğunu söyleyemeyiz. Uzun ve sert paslara yöneliyor ve bu kararı işleri biraz olsun zorlaştırabiliyor ve ayağını pek iyi kullanamıyor. Kullandığı degajlar mesafe ne olursa olsun yüksek oranla top kaybına sebep oluyor. Oynadığı son 20 maçta ortalama her maç 31 pas yaparken 81% oranında takım arkadaşlarını bulmuş. En üst düzey kalecilerden örnek vermek gerekirse Buffon, son 20 maçta ortalama 27 pas yaparak 92% başarı oranı yakalarken Claudio Bravo ise 26 pas ile 87% gibi bir oran tutturmuş. Bu sezon ise iyi bir gelişim gösterip 9 maçta yaptığı 294 pasta 85% başarı oranı yakaladı. Daha kaliteli oyuncularla oynadıkça pas yüzdesi de aynı şekilde yükselecektir. Kornerlerde yaptığı çıkıp çıkmama tereddütünden kurtulması şart. Yaşına göre güçlü mental özellikleri olsa da kendisini başka bir seviyede değerlendirdiğimiz için bu konuya dikkat çekmek gerekir. Kendi bireysel hatasının dışında da olsa yenen gollerden sonra havasını kaybediyor ve oyuna küstüğü anlar olabiliyor. Zayıf diye tabir ettiğimiz tarafları geliştirebilirse önümüzdeki 5 sene içerisinde en iyi 10-15 kaleci arasına girmesi işten bile değil.

 

Benzediği Oyuncular: Zydrunas Karcemarskas, Fernando Muslera, Claudio Bravo, Jan Oblak

Refleksleri, soğukkanlılığı ve elini taşın altına sokmaktan kaçınmayan yapısıyla Karcemarskas’ı andırdığını söyleyebiliriz. Boyları ve fiziki yapıları da birbirini çok andırıyor. Oyun kurmada sıkıntı çekmesi ve elini tercih etmesi, özellikle solunun daha güçlü olması akıllara ilk olarak ligimizden Fernando Muslera’yı getiriyor. Boyunun fazla uzun olmaması, bire bir pozisyonlardaki başarısı, bunun yanında korner ve duran toplarda tereddütlerde kalmasıyla Claudio Bravo’ya benzetilebilir. Jan Oblak ile de yine aynı boylara ve fiziklere sahipler. Slovenya Milli Takımı’nın kale konusunda sıkıntı çekmeyeceği kuşkusuz. Milli Takım’da aynı taktik anlayışlarını görüyorlar ve oyun içindeki yapıları birbirlerine çok benzer. İki kaleci de oyunu eliyle kurmayı tercih ediyor. Refleksleri ve birebirde kaldıkları pozisyonlar kendilerinin en büyük avantajı. Zydrunas Karcemarskas, Fernando Muslera, Claudio Bravo, Jan Oblak arasından en benzerinin kendi vatandaşı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Benzediği oyunculardan ne kadar üst düzey bir yapıya sahip olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz.

 

Gelebileceği Takımlar: Kasımpaşa, Atiker Konyaspor, Antalyaspor

Avrupa Ligi arenasının da havasını alan Grega Sorčan’ın şimdiki hedefi; orta düzey bir lige geçip forma şansı bulmak. Kulübü ile 1 yıllık sözleşmesi kalan Sorčan’ın menajeri de Türkiye Ligi’ne yeşil ışık yakıyor. Sorčan liseyi bitirmek üzere ve transfer için gemileri yakmış durumda. Kulübü ile sözleşme yenilemeye yanaşmayan oyuncunun 400 bin Euro gibi bir bonservis bedeli bulunuyor. Geçmekte olduğumuz transfer döneminde de bir kulübe transferi gerçekleşmeyen Sorčan’ın devre arası transfer döneminde bonservisi iyice düşebilir. Fiyatlarda indirime gidilmeye yanaşılabilir. Ayrıca oyuncu, imzalayacağı sözleşme için yıllık 250 bin € istiyor. Özellikle ligimizde üst sıralara yaklaşmayı hedefleyen ve kaleci eksikliği yaşayan kulüplerimiz için bulunmaz bir nimet olabilir. Orta düzey bir ligde 3 yıldan fazla kalmak istemeyen oyuncunun azmi ve yeteneğiyle kaldığı süre içerisinde büyük katkı verebilir. Kulüp oyuncuyu, verdiği bonservisin en az 5-10 katı gibi miktarlara üst düzey liglere satabilir. Başka büyük kulüplerin yolunu tutması halinde ise 1-2 senelik kiralama yollarına gidilebilir. Isaksson’dan sonra Kasımpaşa’nın ve Antalyaspor’un kaleci sorununa nokta koyabilir. Hedefledikleri Avrupa Arenası’na emin adımlarla ilerleyebilirler. Konya’da Serkan Kırıntılı’nın kötü bir forma sahip olduğunu söylemek son derece yanlış olur ancak Avrupa Arenası için bu yeterli olmayabilir. 

 

TRANSFERMARKT PROFİLİ