Doğum Tarihi: 19.12.1995 (20 yaşında)

Mevki: Stoper

Takımı: FK Rad

Ülkesi: Sırbistan

Değeri: 500,000 €

Sözleşme Sonu: –

 

Profil

Nikola Maras, 1995 yılının sonlarında Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da dünyaya geldi. Futbola ülkenin en büyük iki takımından biri olan Partizan’da başladı. Yaşadığı gelişim yeterli görülmeyince 14 yaşında bu kulüpten ayrıldı ve şehrin bir başka takımı FK Rad Belgrad’a geçti. Kariyeri için geri adım olarak değerlendirilebilecek olan bu takım değişikliği Nikola için büyük bir avantaj haline döndü ve yalnızca 3 yıl sonra, 17 yaşındayken 2012/13 sezonunun son haftasında Radnicki Nis karşısında ilk profesyonel maçına çıkmayı başardı. 2013/14 yılında A takım kadrosuna yükselen fakat genelde yedekte bekleyen genç oyuncu yalnızca 5 maçta forma giyebildi. O sezonda Sırbistan U19 milli takımından davet almayı da başardı ve İspanya karşısında ilk kez milli formayı giymenin heyecanını yaşadı. 2014/15 sezonunda hocasının da güvenini iyice kazanarak takımın as stoperlerinden olmaya başladı ve toplamda 26 maçta forma giyerken 1 kez de gol sevinci yaşadı. Mart ayında Sırbistan U20 milli takımıyla Myanmar arasında yapılan iki hazırlık maçında da görev aldı ve bir de gol kaydetti. Nikola Maras, gelişimini 2015/16 yılında da sürdürdü ve tam anlamıyla patlama sezonunu yaşadı. Geçtiğimiz sezon kart cezalısı olduğu maçlar haricinde bütün karşılaşmalarda ilk 11’de yer aldı ve tam 34 maçta forma giydi. Bir stoper için çok önemli bir hücum katkısı vererek 4 gol ve 2 asiste imza attı. Aynı zamanda henüz 19 yaşındayken Rad gibi köklü bir takımda kaptanlığa yükselmeyi başardı. Bu sezon içerisinde 2 kez de U21 milli takımının formasını giymeyi başardı. İçinde bulunduğumuz 2016/17 sezonuna da kaptanlık pazubandını takarak başladı fakat ilk iki maçta takımının puan almasına yardımcı olamadı. 

Rad’da genellikle dörtlü savunmanın sağ stoperi olarak forma giyen Maras’ın, zaman zaman partnerine göre solda değerlendirildiği maçlar da oldu. Özellikle ligin ikinci yarısında transfer edilen 34 yaşındaki Stevan Bates ile iyi bir uyum yakaladılar ve bu onun gelişimine de katkı sağladı. Milli takımlarda da sağ stoper olarak görev yaptı.

 

Güçlü Yönleri

Nikola Maras’ın en önemli özelliği hava toplarındaki başarısı. 1.86 boyundaki Maras çok uzun sayılmasa da zıplama yeteneği ve zamanlaması sayesinde bu alanda çok başarılı bir oyuncu. Özellikle Sırbistan Ligi gibi havadan çok fazla top gelen bir ligde bu yeteneği onu önemli bir stoper haline getiriyor. Maç başına 6 kez hava topuna çıkan genç oyuncu %70’lik bir başarı oranı tutturmuş durumda. Rakipleriyle çıktığı hava toplarında da kolay kolay yıkılmıyor. Dengesiz yakalandığını ve havada rakibiyle çarpışınca dengesinin bozulduğunu görebilmek çok güç. Savunmada olduğu kadar hücumda da hava toplarında etkili olabiliyor. Geçtiğimiz sezon duran toplardan 3 gol attı ve sektirdiği toplarla da  2 asist yaptı. Kendi vuramasa da ortalığı karıştırabiliyor ve savunmacıların hata yapmasına sebep oluyor. Genç yaşına rağmen oldukça kuvvetli bir futbolcu. Omuz omuz girdiği mücadelelerde de %66’lık bir başarı oranına sahip. Mücadeleden hiç kaçmıyor. Çok cesur ve korkusuz bir yapısı var. Sürekli rakibini ısıran, rahatsız eden ve pozisyonları sonuna kadar kovalayan bir oyuncu. Sert bir oyuncu olması sebebiyle forvetler kendisine uzak oynamayı tercih ediyor. Hala kat etmesi gereken çok yol olmasına karşın liderlik etmekten ve takım arkadaşlarını uyarmaktan, savunmayı yönlendirmekten çekinmiyor. 19 yaşında kaptan olması güçlü bir karakterinin olduğunu ispatlayan bir durum. Genç yaşına rağmen iki sezondur düzenli forma giyiyor ve son iki sezonda 60 maça çıktı. 

Maras’ın çabukluğu ortalama sayılabilir fakat kesinlikle hızlı olarak nitelendirilebilecek bir stoper. Özellikle açık alanda rakiplerini yakalamakta çok zorluk çekmiyor. Rakibinin ayağından açtığı toplarda da çok başarılı bir şekilde araya girebiliyor. Hamleyi ne zaman ve nasıl yapması gerektiğini çok iyi kestirebiliyor. Bu da faul rakamlarına yansımış durumda. Maç başına yalnızca 1.3 faul yapıyor. Tehlikeli bölgede gereksiz faullerden olabildiğince kaçınmaya çalışıyor. Bir diğer özelliği ise kaptığı toplarda yaptığı sürpriz dribblingler. Zaman zaman boşluğu gördüğünde kaptığı toplarla orta sahayı geçebiliyor ve hızlı hücumları hemen başlatabiliyor. Üst üste çalım attığı pozisyonlara dahi rastlamak mümkün. Çok kullandığı bir silahı olmasa da top sürebilme yeteneği iyi denilebilecek düzeyde. Çok fazla riskli pas atmıyor ve arkadaşları sıkıştığında bir pas istasyonu olabilecek kadar yetenekli. Maç başına yaptığı 40 pasın %80’i arkadaşlarıyla buluşuyor.

Çakılı bir savunmacı olmayan genç oyuncu savunmada oldukça hareketli. Savunmanın üstüne gelen rakip oyuncuların üstüne bir anda giderek onların panik yapmalarına ve ani karar vermelerine neden oluyor. Bu konuda mükemmel bir sezgisi ve zamanlaması var. Ani yaptığı bu çıkışlar onun en önemli karakteristik özelliği olarak ön plana çıkıyor. Rakibin attığı şutlarda da vücudunu siper ederek topların kaleye gitmemesini sağlıyor. Kayarak müdahaleleri de başarılı ve sıkça deniyor. Maçta sık sık kendisini yerde görmek mümkün. Ceza sahasında dahi yatarak top çalmaya çalışmaktan kaçınmıyor. Dengeli ve iyi bir zamanlamaya sahip ve bu müdahalelerinde de bu özelliklerini sergiliyor. Ceza sahasında rakip kalabalıksa altı pas içerisinde durmayı tercih ediyor hatta kaleciden geride pozisyon aldığı bir çok pozisyona şahit olabiliyoruz. Bu şekilde çizgiden çıkardığı toplarla takımına büyük katkılar sağlayabiliyor. Bu tür pozisyonlarda çabuk düşünmesi ve doğru karar verebilmesi genç yaşında önemli bir artı olarak göze çarpıyor. Bu kadar cesur ve sert oyunu seven bir oyuncu için kart rakamları da oldukça dikkat çekici. Geçtiğimiz sezon 34 maçta yalnızca 5 kez sarı kart gördü.

 

Zayıf Yanları

Nikola Maras’ın geliştirmesi gereken en belirgin özelliği heyecan sorunu. İki senedir forma giymesine rağmen henüz 20 yaşında olduğunu unutmamak gerekiyor. Bazı pozisyonlarda maça kendini çok kaptırıyor ve yerini kaybediyor. Genellikle hızlı gelişen ataklarda rakibi hemen karşılamak istiyor ve çevre kontrolünü yapamadığı zaman arkasında çok büyük boşluklar bırakabiliyor. Müdahaleleri yerinde olduğu için fazla göze batmıyor fakat daha üst seviyeye çıktığında hem daha iyi dribbling yapabilen oyuncular hem de bu tarz boşluklara yapılan koşuları görebilecek hücumculara karşı oynayacağı için büyük problemler yaşayabilir. Bunun dışında dar alanda sırtı kaleye dönükken çabukluk sıkıntısı çekiyor. Özellikle çabuk oyuncuların sık sık sırtı dönük top alıp yüzünü kaleye dönebildiğini görüyoruz. Rakibine omzuyla yaptığı tatlı sert müdahaleleri henüz göğsüyle yapamıyor. Arkası dönük forvetlere karşı kendisini mutlaka geliştirmesi gerekiyor. Bunun yanında geri geri koşarken de yavaş kalabiliyor. Bunu da mutlaka geliştirmeli.

İleri doğru hareketlenmesi çok iyi seviyede olduğu için rakiplerini biraz daha geride karşılamayı tercih ediyor bu da sık sık ofsayt çizgisini bozmasına sebep oluyor. Yine tecrübesizliğiyle ilişkilendirebileceğimiz bir diğer zayıf yanı ise zaman zaman maçtan kopabilmesi. Maça kötü başladığı zaman kendine gelmesi çok uzun sürüyor. Örneğin geçtiğimiz sezon ligden düşen Jagodina karşılaşmasında çok düşük seviye bir forvet karşısında hava toplarında %25, ikili mücadelelerde ise %45’lik bir başarı oranı sağlayabildi ve yenilginin önemli sebeplerinden biri oldu. Gününde olmadığı zaman kendini toparlayabilecek mental olgunluğa henüz sahip değil. Tecrübeyle ve kendisini eğitebilecek tecrübeli bir partner ile gelişimini sürdürürse iyi bir kariyere sahip olabilecek çok potansiyelli bir stoper.

 

Benzediği Oyuncular: Serdar Aziz, Nikola Maksimovic

Genç oyuncu fiziksel olarak henüz Serdar kadar kuvvetli olmasa da korkusuzluğu, fiziğini iyi kullanabilmesi ve hızıyla Serdar Aziz’e benzetilebilir. Aynı zamanda genç yaşta altyapısından yetiştiği kulübün kaptanlığını yapmaları ve lider karakterleri de bir başka ortak yanları. Vatandaşı ve adaşı Torinolu Nikola Maksimovic’le de kafa topundaki başarısı, zaman zaman gösterdiği ve daha da geliştirebileceği dribbling yeteneği, çizgiyi bozarak hamle yapmayı kovalaması gibi özellikleriyle benzeşiyor. Tabii ki henüz Maksimovic seviyesine gelmesi için kendini çok geliştirmesi gerekiyor fakat bir kaç sezon sonra Avrupa’nın büyük liglerinde orta sıra takımlarında kendisini görmemiz çok büyük olasılık.

 

Gelebileceği Takımlar: Konyaspor, Başakşehir, Osmanlıspor, Kasımpaşa

Adı bu yaz bir çok Avrupa kulübüyle anılan Maras’ın en ciddi talipleri arasında Genk, Dynamo Kiev, Gröningen gibi önemli kulüpler bulunuyor. Geleceği oldukça parlak, kar edilerek satılabilecek bir oyuncu ve kendisine yatırım yapılabilir. Yanında tecrübeli bir stoperle bir kaç sezon üst seviye verim alınıp Avrupa’ya satılabilir. Özellikle Yalçın Ayhan gibi daha oturaklı ve arkada daha çakılı bir stoperle çok iyi bir ikili olabilir ve Başakşehir’in zaten iyi olan savunmasına büyük katkı verebilir. 1 milyon Euro civarında bir bonservis bedeli de Rad’ın ikna edilmesi için yeterli olacaktır.

 

TrScouts Notu: Oyuncu 31.08.2017 tarihinde 400.000 € bedelle Chaves takımına transfer olmuştur.

 

Transfermarkt profili