Doğum Tarihi: 27.09.1990 (26 yaşında)

Mevki: Merkez Orta Saha

Takımı: Rapid Wien

Ülkesi: Avusturya

Değeri: 2.000.000 €

Sözleşme sonu: 30.06.2020

Boy: 1.83 m

 

Profil

Berchtesgaden Alpler’inin güneyinde, Salzburg’un yakınındaki Saalfelden’de dünyaya gelen Stefan Schwab, futbol hayatına da doğduğu yerde başladı. 2006 yılında Red Bull Salzburg’un altyapısına transfer olan Schwab, tüm alt yaş kategorilerinde görev yaptıktan sonra 2008-2009 sezonunda Salzburg’un Avusturya İkinci Ligi olan Erste Liga’da mücadele eden genç takımıyla birlikte görev almaya başladı. 2009-2010 sezonunun başında tamamıyla Red Bull Salzburg Genç Takımı’nda oynamaya başlayan Schwab Erste Liga ve kupada çıktığı 22 maçta 4 gol 2 asistlik performans gösterse de A takım için yeterli bulunmadı ve sezon sonunda yine Erste Liga ekiplerinden Lustenau’ya kiralandı. Burada potansiyelini gösterme başarısını yakalayan Schwab, Lustenau formasıyla çıktığı 33 lig maçında 10 gol 8 asist üreterek dikkatleri üzerine çekti. Gösterdiği performans sonrası Bundesliga ekiplerinden Admira Wacker’in talip olduğu Schwab, 2011-2012 sezonunda Bundesliga macerasına kiralık olarak Admira Wacker’de başladı. Burada geçirdiği ilk sezonda ilk maçtan itibaren formayı kapan Schwab, dizinden yaşadığı sakatlık ona engel olana kadar ligde 27 maça çıktı ve 4 gol 4 asistlik katkı sağladı. İstikrarlı performansının ardından bonservisiyle birlikte Wacker’e transfer olan Schwab, sakatlığını atlatmış olarak başladığı sezonda takımın değişilmez ismi olmaya devam etti ve sezonu 39 maçta 8 gol 2 asistle tamamladı.

Fazla sakatlık sorunu yaşamadan istikrarlı bir şekilde her sezon 30’un üzerinde maçta görev alan Schwab için Admira Wacker’deki üçüncü sezonunda kaptanlık yapma zamanı gelmişti ve 23 yaşındaki oyuncu pazubandı koluna taktı. Admira Wacker adına kötü geçen ve neredeyse düşmekten zor kurtuldukları sezonda yine 34 maça çıkarak 4 gol 7 asistlik katkı verdikten sonra ulusal anlamda hedef büyütmenin zamanı gelmişti ve ülkenin en köklü ekiplerinden Rapid Wien’e 2014 yazında transfer oldu. Karakterli yapısı sayesinde gelir gelmez takım arkadaşlarının ve hocası Zoran Barisic’in saygısını kazanan Schwab, burada da ilk maçtan itibaren formayı sırtına geçirdi ve 36 maçta 5 gol 7 asistlik katkı sağladı. O sezon ilk defa şampiyonluk yarışındaki bir takımda mücadele eden Schwab, takıma ve hedeflere çok çabuk uyum sağlayarak henüz ilk sezonunda takımın bayrak adamlarından olacağı sinyallerini vermeye başladı. 2015-2016’da orta sahada verdiği güvenin bir göstergesi olarak gösterilebilecek sezonda takımı adına 50 maçta forma giydi ve 9 gol 6 asist üretti. Geçtiğimiz sezon ise Rapid adına pek parlak geçmedi ve ligin bir döneminde düşme korkusu dahi yaşadı ancak toparlanarak ligi 5. sırada bitirdi. O sezonda sakatlık nedeniyle bir süre takımdan ayrı kalan Schwab yine de kariyerinin en iyi istatistiğine ulaştı ve 39 maçta 9 gol atıp 9 da asist yaptı. İçinde bulunduğumuz sezonda ise Sparta Prag’ın yoğun ilgisine rağmen şimdilik Rapid’de kalmaya karar vererek kaptanlık pazubandını da bu kez yeşil-beyazlı forma altında koluna taktı. Henüz ilk maçı oynanan Bundesliga’da kaptan olarak çıktığı maçta 90 dakika sahada kaldı ancak Rapid Wien 2-0 öne geçtiği maçtan 2-2’lik beraberlikle ayrıldı.

Kariyeri boyunca orta sahanın her yerinde görev yapan Schwab, defansın önünde, merkez orta sahada oyun kurucu olarak ve zaman zaman forvet arkasında görev alan çok yönlü bir isim. En iyi performansını 4-2-3-1 sisteminin merkezdeki ikilisinden biri olarak iki yönlü oynayan “8 numara” şeklinde tarif edebileceğimiz rolde veren oyuncu bu anlamda da ülkemizde en çok tercih edilen sistemin önemli oyuncularından biri. Geçtiğimiz sezonda ise yeni teknik direktör ile birlikte Rapid 3-4-3 sistemine geçti ve Schwab da bu sistemin merkezinde oyun kurucu görevini üstlendi ancak Rapid adına işler yine iyi gitmeyince bir kez daha teknik direktör değişikliği yaşandı ve şu anda takımın başındaki Canadi, klasik 4-2-3-1 dizilişini geri getirdi. Oyun bilgisi ve teknik becerisi sayesinde sahada birçok görevi layıkıyla yerine getirebilecek bir isim.

Avusturya’nın alt yaş kategorilerinde uzun süre istikrarlı şekilde forma giyen Schwab için A milli takım kariyeri pek parlak geçmedi. 2015 yılında Avrupa Şampiyonası Elemeleri için kadroya davet edilen Schwab, takımda yer almasına rağmen Karadağ ve Liechtenstein maçlarında oyuna dâhil olmadı ve bir daha milli formayı sırtına geçirmedi.

 

Güçlü Yönleri (Pas, Şut, Her İki Ayağını Kullanabilmesi, Liderlik, Güç, Pozisyon Bilgisi)

Merkez orta saha olarak görev alan bir oyuncu olan Schwab için şüphesiz en önemli özelliklerden biri az top kaybıyla, başka bir deyişle yüksek pas yüzdesiyle oynaması. Oyunun kurulma aşamasında kaptırılacak topların kalelerinde çok büyük tehlikelere sebebiyet verebileceğinin farkında olan Schwab, Bu alanda Avusturya Bundesliga’nın en yüksek pas yüzdesiyle oynayan ikinci orta saha oyuncusu (%83). Özellikle bu sezon 3 farklı teknik direktörle 3 farklı taktik içerisinde ve yanında sürekli farklı oyuncularla yer alan Schwab’ın bu kadar fazla değişkene bu kadar kolay uyum sağlayarak böyle bir istatistik yakalamış olması bu durumu daha değerli kılıyor.

Schwab, iki yönlü bir orta saha oyuncusu olarak oyunu kurma ve top kapma görevinin yanında hücum yetenekleriyle de fark yaratıyor. Bundesliga’nın maç başına en fazla şut çeken orta sahası olan Schwab, etkili sol ayağıyla gönderdiği zaman zaman plase zaman zaman da ayak üstüyle çekilen sert şutlarla gol arıyor. Özellikle 2015 yılında 5-2 lik Austria Wien derbisinde attığı gol gerçekten uzun süre hafızalardan silinemeyecek bir goldü.

Sol ayağı daha güçlü olan Schwab, gerektiği zaman sağ ayağını da gayet rahat bir şekilde kullanabiliyor. Bu özelliği sayesinde genellikle set hücumu yapan ve yerleşik savunmalarla karşılaşan Rapid’in ön bölgede daha hızlı pas yapmasını sağlayan başlıca isimlerden oluyor. Top kontrol etme veya pas atmak için uygun vücut pozisyonunu yaratmak için zaman kaybetmeyen Schwab, sağ ayağıyla atması gereken şutları da yine etkili şekilde rakip kaleye gönderiyor.

Oynadığı takımların tamamında kaptanlık yapan Schwab, hem saha içerisinde hem de saha dışında herkesçe saygı gösterilen bir isim. Saha içerisinde oyunun merkezinde takım arkadaşlarını yönlendiren ve teknik anlamda da takıma güven veren bir isim olan Schwab, savunmada maç başına 20’ye yakın ikili mücadeleye girmesine ve fiziksel olarak güçlü bir oyuncu olmasına karşın bugüne kadar çıktığı 352 resmi maçta yalnızca 2 kırmızı kart gördü. 

Orta sahada fiziksel olarak oldukça güçlü bir görüntü çizen Avusturyalı isim bu özelliğini sahip olduğu pozisyon bilgisiyle birleştirdiğinde, maç başına 20 ikili mücadeleye girebilen ve ortalama 5 top çalma girişimiyle oynayan bir oyuncu ortaya çıkıyor. Bu özelliklerin orta sahada üstünlük kurmak ve topa sahip olmak isteyen takımlar için oldukça önemli olduğunu eklemekte fayda var zira hem sürekli rakipten top kapmaya çalışan hem de kaptığı topların yüksek bir yüzdeyle kendi takımında kalmasını sağlayan orta saha oyuncusu oyunun temelinde yer alıyor.

Yapılan pasların yüzdesinin yüksek oluşu ise topu sürekli yanında veya arkasında oynayan takım arkadaşlarıyla paylaşmasından kaynaklanmıyor. Aksine neredeyse her sezon 10’un üzerinde gole katkı yapan Schwab’ın en çok öne çıkan özelliklerinden biri orta saha civarından kanatlara veya ceza sahası içerisine gönderdiği kavisli ara paslar. Topu sol ayağına aldıktan sonra kafasını kaldırdığında rakip kaleye doğru hareketlenen bir takım arkadaşını görünce onu doğrudan pozisyona sokmaya yönelik hareket eden Schwab, maç başına 3.3 kilit pas denemesiyle bu alanda da Bundesliga orta sahaları arasında ikinci sırada yer alıyor.

 

Zayıf Yanları (Hız, Hava Topları, Ceza Yayı Çevresinde Yaratıcılık, Hamle Becerisi)

Fiziksel gücünden yukarıda olumlu bir yön olarak bahsettiğimiz Schwab için hız ve çabukluk konusunda ne yazık ki aynı şeyleri söyleyemiyoruz. Özellikle kaptırılan topların geri dönüşlerinde sorun yaşayan ve rakibe ya yetişemeyen ya da faulle durdurmak zorunda kalan Scwab’ın kırmızı kartlarının azınlıkta olmasına rağmen sarı kart sayısındaki fazlalık kısmen bu dezavantajının getirdiği bir sonuç.

Bunun haricinde geriden oyun kurma konusunda ve geniş bir oyun alanı yaratıldığında harika uzun paslar gönderebilirken bu işi ceza yayına yaklaştıkça ve kalabalık arasına girdikçe yapma oranı azalıyor. Ceza sahası civarında genellikle şut tercihini kullanan Schwab, uygun pozisyonu bulamaması halindeyse yana veya geriye oynamayı tercih ediyor. Bu durum, set hücumunda oyun planı gereği rakip ceza sahası çevresinde bulunması gereken Schwab’ın oyunun kilidini açma noktasında yalnızca şut çözümünü getirebilmesini sağlıyor. Bu nedenle Schwab’ın yer aldığı takımlarda eski tip 10 numaraların oynatıldığı takımlar şimdiye kadar daha başarılı sonuçlar elde ettiler. Buna en basit örnek, 2015-2016 sezonunu sonuna kadar şampiyonluk yarışı içerisinde götüren Rapid’de emektar kaptan Hofmann’ın yüksek form grafiği hem Schwab’ın daha fazla kendini göstermesine hem de takımın ligde daha başarılı olmasına neden olmuştu. Takip eden sezonda ise Kainz’ın gidişi ve Hofmann’ın yedeğe çekilişiyle önünde Traustason, Joelinton gibi daha forvet özellikli oyuncularla pasör bir oyuncudan yoksun oynadığında istatistiksel olarak en iyi sezonunu geçirse de takım oyunu içerisindeki katkısı ve Rapid açısından sezonun performansı bir önceki sezonla kıyaslanamaz nitelikteydi. Tabii bu durumun nedenleri arasında Schobesberger’in sakatlanması gibi birçok diğer etkenin bulunduğunu ekleyelim.

Son olarak güçlü, pozisyon bilgisi olan ve orta sahada çokça top kapma girişiminde bulunan bir oyuncu olarak tasvir ettiğimiz Schwab’ın yaptığı hamlelerdeki başarı oranını kesinlikle artırması gerekiyor.

 

Benzediği Oyuncular; Emre Belözoğlu, Thomas Delaney

Merkez orta sahadan oyun kurma becerisi, teknik kapasitesi, uzaktan gerek plase gerekse sert şutlarla tehlike yaratabilmesi ve zaman zaman da olsa duran toptan tehlike yaratabilmesi, saha içerisinde Emre Belözoğlu’nu andırıyor. Teknik özelliklerinin yanında takıma liderlik eden ve ayakta tutan bir yapısı olması da yine bu benzerliği güçlendiren nitelikte. Oyunun iki yönünü oynayabilen güçlü fiziğiyle fark yaratan Delaney de yine özellikle fiziksel güç ve uzaktan şutlar konusunda Schwab’ın andırdığı isimlerden biri.

 

Gelebileceği Takımlar; Başakşehir, Trabzonspor, Beşiktaş, Galatasaray

Başakşehirin oyun anlayışının merkezindeki Emre Belözoğlu’nun artık futbolu bırakmasına çok az bir zaman kalmışken ve Başakşehir’in de ligde ortalama Anadolu kulüplerine oranla mali durumunun daha güçlü olması göz önüne alındığında Emre sonrası için önemli bir alternatif olabilir.

Aynı şekilde Ersun Yanal önderliğinde yeni bir şablon oluşturan Trabzonspor orta sahasında da Okay ile birlikte önemli işler yapabilecek potansiyelde.

Beşiktaş’ta Atiba’dan sonra o bölge için sayılabilecek bir isim olmaması oldukça tartışılan bir durumken o bölgeyi yedeklemek için Rapid’deki görevinden daha defansif bir rol verilerek kullanılabilecek bir oyuncu.

Galatasaray’ın da bir türlü istediğini yakalayamayan istikrarsız orta saha bölgesi için takımdaki mevcut orta sahaların yerine takımda alternatif olarak bulunabilecek, mevcut orta sahalardan daha özellikli bir oyuncu olarak göze çarpıyor. Tabii yeni sözleşme imzalamış ve kaptanlık pazubandını takmış bir isim olarak Rapid Wien’den bu oyuncuyu koparacak mali imkanları da ligimizde verebilecek takım sayısının da az olduğunu belirtmek gerekiyor.

 

Transfermarkt Profili