Doğum Tarihi: 20.11.1995 (21 yaşında)

Mevki: Sol Kanat, Sağ Kanat

Geldiği Takım: Celta Vigo

Ülkesi: Belçika

Değeri:  3.000.000 €

Bonservis Ücreti: Kiralık

 

 

Profil

Kongolu bir ailenin çocuğu olarak Charleroi’da dünyaya gelen Theo Bongonda Mbul’Ofeko Batombo, kariyerine 12 yaşında JMG Academy’de başladı. 2013’de 40.000 € karşılığında Zulte Waregem’e transfer oldu ve doğrudan U19 takımına gönderildi. A takımla ilk resmi maçına Eylül 2013’de Belçika Kupası’nda çıktı. İlk lig maçı ise oyuna sonradan dahil olduğu Lierse maçı oldu. İlk golünü ise Ocak 2014’de Cercle Brugge karşısında kaydetti. Zulte Waregem forması ile 1.5 sezonda çıktığı 43 maçta 5 gol 5 asistlik bir performans gösterdi. Olağanüstü hızı ve atletizmi ile kısa sürede Avrupa’da birçok takımın ilgisini çekmeyi başardı ve Ocak 2015’de 1.3 milyon € karşılığında, 4.5 yıllığına İspanyol ekibi Celta Vigo’nun yolunu tuttu. Celta Vigo’da sürekli olarak 11’de şans bulamasa da 2 sezon boyunca düzenli bir rotasyon oyuncusu haline geldi. İspanya kariyerinde sürekli yükselen bir grafik ortaya koyan Bongonda, oynama sayısını da düzenli olarak arttırdığı 2.5 sezonda toplam 76 maça çıkarak 5 gol ve 9 asistlik bir performans gösterdi.

Belçika A milli takımının formasını henüz giymeyen Theo Bongonda, U19 forması ile 4 maçta 2 gol, U21 forması ile ise 8 maçta 2 gol rakamlarına ulaştı. Önümüzdeki süreçte kendini geliştirmesi halinde Belçika A milli takımında da düzenli oynaması sürpriz olmayacaktır. Ancak şu an önünde Eden Hazard, Yannick Carrasco gibi üst düzey isimlerin olması onun milli forma için ne kadar çalışması gerektiğini gösteriyor.

Bongonda, her iki kanatta da oynayabilen atletik kanat/forvet olarak nitelendirebileceğimiz bir oyuncu. Bu sezon en fazla 4-2-3-1 ve 4-3-3 formasyonlarında forma şansı buldu. Ancak asıl mevkisi olan sol kanatta çok daha etkili olduğunu söyleyebiliriz. 

 

Güçlü Yönleri (Atletizm, Dribbling, Teknik)

Bongonda’nın en çok öne çıkan özelliği müthiş atletizmi diyebiliriz. Çok hızlı, çevik ve dengeli bir kanat oyuncusu. Özellikle açık alan bulduğunda Bongonda’yı durdurmak neredeyse imkansız. Çok güçlü olmasa da çok çevik olması bu eksiğini kapatıyor. Omuz omuza mücadelelerden hiç kaçmıyor, ve çoğu zaman hızı ve dengesi sayesinde müdahalelerden topla çıkmayı başarıyor. Zaman zaman kontratak pozisyonlarında açık alan bulduğunda, rakip savunmacıların arkasından koşup pozisyondan galip çıkması ise kesinlikle etkileyici. Üstün atletik özelliklerinin kontratak futboluna çok uygun olacağını düşünüyorum.

Bongonda’nın fark yaratmasını sağlayan en önemli unsur, atletik özelliklerini dribbling becerisiyle birleştirebilmiş olması. Dikine, hem içe kat ederek, hem de sıfıra inerek top sürmeyi çok seviyor ve top ayağına çok yakışıyor diyebiliriz. Top sürerken çok doğal gözükmesi, çok rahat adam geçebilmesi ve en önemlisi çok ani hızlanabilmesi onu çok tehlikeli bir hücum silahına dönüştürüyor. Takımı hücuma çıkarken top almaktan çekinmemesi, dribbling üzerinden oyun kurma ve pozisyon yaratma becerisi, takımının hücumlarına derinlik ve yaratıcılık katıyor. Geçtiğimiz sezon maç başına 7 dribbling denemesinde %55 gibi hiç de fena olmayan bir başarı yüzdesi tutturmuş durumda.

Bongonda’yı, izlediğimiz birçok atletik kanat oyuncusundan ayırmasını beklediğimiz özelliği ise tekniği. Şu anda en üst seviyesinde olmasa da, bu potansiyeli gösteriyor olması, onun değerini katlamaya yetiyor. Takımı atağa çıkarken attığı yön değiştiren paslar, dikine ara toplar rakip savunmaları çaresiz bırakıyor. Ancak bu özelliğini geliştirmesi ve daha da önemlisi istikrarlı bir biçimde kullanarak gerçek bir silah haline getirmesi gerekiyor. Buna rağmen sezon içinde zaman zaman yaptığı dribbling üzerinden asistler, onun önümüzdeki yıllarda daha da çok yönlü bir kanat oyuncusu olabileceğinin sinyallerini veriyor. Bongonda aynı zamanda topla giderken dağılmıyor ve oyunun en hızlı aktığı anlarda bile takım arkadaşlarıyla iletişim halinde kalmayı başarıyor. Böylece atakların akıcılığı bozulmuyor ve hem dribbling hem de pas tekniğini kullanabiliyor. Önümüzdeki tek soru işareti bunu ne sıklıkla ve sezon boyunca nası bir istikrar seviyesinde yapacağı.

 

Zayıf Yanları (Skor Katkısı, Bitirici Vuruş, Oyun Konsantrasyonu)

Bongonda ile ilgili akla gelen ilk soru işareti, bu bahsettiğim hücum silahlarını skor katkısına dönüştürebilmesi. Oynadığı hiçbir sezonda 2’den fazla gol atamaması da bunun bir göstergesi. Bu anlamda kendisini geliştirmesi gerektiğini söyleyebiliriz. Zaman zaman topla fazla oynaması, onun final paslarını verirken enerjisinin tükenmesine ve doğru kararları verememesine yol açıyor. Bunu özellikle kanattan top alıp sıfıra indiği pozisyonlarda oldukça sık görüyoruz. Biraz daha akıllı oynayıp karar aşamasında daha diri kalması onun hem asist hem de gol sayısına direkt etki edecektir.

Diğer bir eksik nokta ise bitirici vuruşları. Gol sayısına da yansıyan bu durum Bongonda’nın bir üst seviyeye çıkamamasına ve Celta Vigo’nun onu kiralamasına yol açan etkenlerden bir diğeri. Özellikle karşı karşıya pozisyonlarda sakin kalamaması ve net bir gol vuruşu yapamaması onun seviyesini aşağı çekiyor diyebiliriz. Ancak henüz 21 yaşında olması ve gol vuruşunun kısa sürede tecrübenin de etkisiyle geliştirilebilir bir özellik olması bu anlamda umut verici.

Skor katkısı ve bitirici vuruş problemlerinin temelinde yatan nedenin ise oyun konsantrasyonu olduğunu düşünüyorum. Bunu hem maç içinde hem de sezon genelinde söylemek mümkün. Bongonda’nın hareketlerinden oluşan bir video izlediğinizde çok etkilenirken, 90 dakika izlediğiniz maçlarda zaman zaman oyundan düştüğünü ve yorulduğu anlarda yanlış tercihler yaptığını görebilirsiniz. Özellikle final pas ve vuruşlarında yaptığı hatalı tercihlerin, mental olarak düşüş yaşadığı anlarda olması bunun bir göstergesi. Ancak tekrarlamakta fayda var, yaşı henüz genç ve eksik olduğu noktalar gelişime açık. Bunu Bongonda’nın çalışma disiplini ve mental olgunluğu gösterecek.

 

Benzediği Oyuncular: Bruma (Leipzig), Sadio Mane (Liverpool)

Theo Bongonda’yı oyun stili olarak Bruma’ya benzetebiliriz. Ancak Bruma’nın Real Sociedad’a kiralanmadan önceki haline benzetmek daha doğru olur. Çünkü Bongonda’yı henüz oyun olgunluğuna ulaşmamış ve özellikle de son vuruş konusunda gelişime ihtiyacı olan bir oyuncu olarak niteleyebiliriz. Ancak kendisini geliştirdiği takdirde Galatasaray’ın geçtiğimiz sezon Bruma’dan aldığı katkıyı, Trabzonspor’un Bongonda’dan alması sürpriz olmayacaktır. Bongonda’yı yine müthiş sürati ve atletizmi ile Sadio Mane’ye benzetebiliriz. İki oyuncu da açık alanı çok seven, dikine dribbling yaparak adam eksiltebilen oyuncular. Ancak seviye olarak henüz Mane ile karşılaştırmak doğru olmaz.

 

Trabzonspor’a uygunluğu

Müthiş sürati, atletizmi ve çevik yapısı ile Theo Bongonda’nın Trabzonspor’a çok katkı vereceği düşüncesindeyim. Özellikle de Ersun Yanal gibi kanatları kullanmayı ve dikine oynatmayı seven bir teknik direktör yönetiminde hem kendini gösterecektir hem de takımının hücumlarına da seviye atlatacaktır. Fabian Castillo ile iki kanadı paylaştıkları maçlarda Trabzonspor çok tehlikeli bir hücum takımına dönüşebilir. Ancak camia ve futbolseverlerin Bongonda’dan beklentilerini dikkatli belirlemeleri, hem oyuncu hem takım için daha faydalı olacaktır. İlk maçlarda hem takıma hem de ülkeye uyum süreci yaşaması beklenebilir ancak bu süreyi doğru bir şekilde aşarsa ligimizde fark yaratan bir oyuncu olacağına şüphe yok. Bongonda, müthiş bir potansiyele sahip, ancak bu potansiyelinin tavanına henüz ulaşamamış bir oyuncu. Trabzonspor’u tekrar en üst seviye takımlara çıkmak için bir fırsat olarak görüp, ligde fark yaratmak için elinden geleni yapacaktır. 1995 doğumlu Theo Bongonda’nın ligimize renk ve heyecan katacağına şüphe yok.