Julian Nagelsmann, Bayern’in başında eski takımı RB Leipzig ile Red Bull Arena’da çıktığı sınavdan net bir skor elde ederek galibiyete ulaşan takımın hocası oldu. Jesse Marsch ise Nagelsmann’ın taktiklerine ölçülü tepkiler vermeyi başaramayarak akşamı selefine mağlup biçimde tamamladı.

RB Leipzig’in ilk 11’i

Analizde ilerlemeden önce özellikle maçın ilk 30 dakikalık kısmında inanılmaz bir fiziki mücadele ve tempo olduğunu belirtmekte fayda var. Bu sebeple iki takım açısından da spesifik oyun safhalarında kullanılan spesifik dizilişlerden bahsetmek çok güç. 

Leipzig’in kağıt üzerindeki ilk 11’i yukarıdaki gibiydi. Leipzig’in geriden oyun kurduğu nadir sekanslarda Kampl derine inerek kuruluma yardımcı oldu. Szoboszlai ise sol kanatta oynamasına rağmen Marsch kendisine iç forvet rolünde oynaması için talimat vermişti.

Leipzig’in maça başlangıç dizilişinin net biçimde görülebildiği pilot kamera açısı.

Bayern’in ilk 11’i

Bayern tarafında da keza net dizilişlerden bahsetmek çok güç olmasına karşın ana şablon yukarıdaki biçimdeydi. Maç boyunca Bayern inanılmaz bir diziliş varyasyonu göstererek 4-2-3-1, 4-3-3, 4-1-4-1, 4-4-2 ve hatta 3-4-3 ve 3-5-2 biçimleri aldı. Fakat formasyondan bağımsız olarak Nagelsmann’ın imzası olan orta saha “overload”unu uyguladılar.

Buna göre; top Bayern’deyken Lewandowski biraz daha derine inerken Müller, Sané ve Gnabry orta saha çizgisine kadar geldi. Bu şekilde Bayern orta sahada rakibini boğacak bir sayısal dominasyon sağladı.

Top Leipzig’deyken

Maç boyunca iki takım da geriden pek fazla oyun kurmadı. Maçın çok büyük kısmı orta sahada çarpışma halinde geçti, topun sahibi üst üste gelen “gegenpress”ler sonucu sürekli el değiştirdi. Buna karşın topun Leipzig’de olduğu nadir sekanslarda takımlar sahada kabaca yukarıdaki gibi şekil almıştı.

Şemadaki çizimde gösterildiği gibi, Bayern Kampl’ın tek başına derine top almaya indiği Leipzig şemasında 3-4-3 gibi pres yaptı. Kampl’ı tutma görevi burada Müller’de. Orta dörtlü bloğun solundaki oyuncu ise Davies. Davies’in pozisyonuna göre Bayern’in yapısı 4-3-3  ve 3-4-3 arasında gidip geldi.

Kampl ve Laimer’in çift pivot şeklinde ceza alanı önünde pozisyon aldığı Leipzig oyun kurulum şemasında ise Bayern 3-5-2 gibi şekil aldı. Bu kez Müller, Laimer ve Kampl’ın arasındayken Sané’yle Lewandowski stoperleri ve kaleciyi baskılamakta.

İkinci yarıda Leipzig, Olmo’nun Silva’nın yanına gelmesiyle 4-2-4 gibi hücum setine yerleşti.

Tekrar vurgulanmalı ki, iki takım açısından da özellikle ilk yarı nezdinde belirgin topla oynama sekanslarından ve oyun aşamalarından söz etmek pek mümkün olmadı. İki takımın da hücumları orta sahada gegenpress ile kazanılmış toplar neticesinde geçiş oyunlarıyla gelişti. Buna karşın ikinci yarının son bölümlerine doğru Leipzig Marsch’ın değişiklikleri sonucunda rakip sahada topla 2-4-4 gibi yerleşti.

Top Bayern’deyken

Topun Bayern’de olduğu kısım için de Leipzig bölümünde söylenenler geçerli. Buna karşın Bayern tarafında Nagelsmann’ın oyuncularını orta sahada biriktirerek rakibi sürklase etme niyetini görmek mümkündü. Bayern’in diğer bir hücum silahı da Goretzka’nın ileri çıkışları oldu.

Leipzig’in pres şeması ise oyun boyunca değişiklikler gösterdi. Maç başında nispeten pasif bir pres yapısıyla başlarken, son bölümde tam saha pres yapmaya başladılar.

Leipzig, maç başında pres yaparken agresif bir baskı oluşturmadı ve 4-2-3-1 şeklini korudu.

İlk yarının sonlarına doğru, penaltıdan gelen golle geriye düşmelerinin de etkisiyle Leipzig daha agresif bir ön alan presi yapmaya başladı. Bunun için Szoboszlai santrafor Silva’nın yanına kaydı ve sol bekteki Angelino ileriye çıktı. Böylece Bayern’in orta sahadaki çift pivotunun topu almasını engellemeye çalıştılar.

Maçın son bölümünde de Leipzig’in pres yapısı ön tarafta aynı kalmaya devam etti, buna karşın Marsch’ın değişikliklerinin de etkisiyle daha önceden sol bekteki Angelino’nun bıraktığı boşluğu dolduran Kampl derine inmeyi bıraktı ve 3-5-2 gibi bir topsuz dizilişe döndüler.

Bayern hücumları açısından değerlendirme yapıldığında ise öncelikle hücum hattının akışkanlığına değinmek gerekli. Sané-Müller-Lewandowski üçlüsü maç boyunca sürekli aralarında yer değiştirdi. 

Sané-Müller-Lewandowski üçlüsünün akışkan oyunu, Nagelsmann’ın imzası olan orta saha “overload”u ile birleştiğinde ortaya aşırı hareketli bir orta beşli çıktı. Yukarıdaki görselde Sané’nin ileriden gelip orta sahaya kadar indiğini görmek mümkün. Sané’nin geriye inmesiyle beraber Davies de ileriye çıkıyor, zira Sané’nin derine inmesi kendisine sol tarafta bir koridor oluşturuyor. Ters kanatta Gnabry’nin de orta sahaya kadar geldiği görülebilir. Son olarak Kimmich’in yanındaki Goretzka’nın da orta yuvarlağa kadar çıkması ve Müller’in de bu gruba yaklaşmasıyla orta sahada kalabalık bir Bayern grubu meydana geliyor. 

Nagelsmann’ın Bayern’ine dair en etkileyici şey ise dizilişler arasında hiç yadırgamadan geçiş yapabilmeleri oldu. Nagelsmann, takımına inanılmaz bir taktiksel esneklik yüklemeyi çoktan başarmış durumda. Yazının ilk bölümlerinde de değinildiği üzere Bayern maç boyunca bolca farklı diziliş gösterdi. Yukarıdaki karede Bayern’in ikinci yarı başında 4-3-3 şeklinde sahaya yayıldığını görmek mümkün.

Farklı bir kare, bu kez 4-1-4-1 şeklinde yayılmış durumdalar. Yukarıda açıklanan üçlü diziliş kullanımları ile beraber değerlendirildiğinde sadece doksan dakikada yaklaşık 5-6 farklı diziliş kullandıkları göz önünde tutulmalı.

Sonuç

Nagelsmann, eski takımı Leipzig’i belki de Leipzig’deki dönemindeyken mükemmelleştirdiği taktikleri ve nispeten kısa sürede oyuncularına yerleştirmeyi başardığı “diziliş kültürü”nü kullanarak mağlup etti. Özellikle disiplin konusunda şikayet edilen bir oyuncu olan Sané’yi oyununa ikna edebilmiş olmak ve sık sık derine inmeyi gerektiren bir role uydurmak Nagelsmann açısından bakıldığında göz ardı etmesi kolay ancak önemli bir iş. Öteki tarafta ise Marsch; gerek maç başlangıcında, gerekse de maçın ilerleyen bölümlerindeki reaksiyonlarında beklentinin çok altında kaldı.