10 Temmuz’da sona eren Avrupa Şampiyonası sonrası ise 5 Ağustos’ta Rio’da başlayacak Olimpiyat Oyunları’nda da heyecanlı futbol müsabakaları izleyebileceğiz. Neredeyse 1 aylık futbolsuz bir dönem geçirmek yerine 11-24 Temmuz tarihleri arasında Almanya’nın Baden-Württemberg bölgesinde düzenlenen 19 Yaş Altı Avrupa Futbol Şampiyonası’nı takip etmek Olimpiyat Oyunları ve Avrupa’daki liglerin yeni sezon başlangıcından önce “futbolsuzluğa” ilaç gibi geldi denilebilir.

UEFA’nın U17 Avrupa Futbol Şampiyonası ve EURO 2016’dan sonra bu sezon düzenlediği üçüncü Avrupa Şampiyonası olan U19 Avrupa Futbol Şampiyonası, bu yıl 8 takımın katılımıyla gerçekleşti. 1948 yılından beri düzenlenen Şampiyona, yıllar geçtikçe sıkça format ve isim değişikliğine maruz kaldı. 1948-1954 yılları arasında FIFA Junior Tournament adıyla düzenlenen turnuva, 1955 yılından itibaren UEFA Junior Tournament ismiyle 1980 yılına kadar düzenlenmeye devam etti. 1980 yılından itibaren turnuvanın formatı 18 yaş altı milli takımlarının katılmasına izin vermeye başladığından ismi de UEFA Avrupa U18 Şampiyonası’na değiştirildi. 2001 yılında UEFA’nın oyuncu statülerinde çeşitli değiştirmeler yapması sonucu ise turnuva bugünkü ismini aldı ve 2002 yılından itibaren bu isim kullanılmaya başlandı.

İspanya ve İngiltere bu turnuvanın tarihinde en başarılı olmuş takımlar olarak dikkat çekiyor. İki takım da 14’er kez finale kalma başarısı gösterse de İspanya 10 kere, İngiltere ise 9 kez kupanın sahibi olmayı başardı. Bu senenin şampiyonu Fransa ise genel listede 8 şampiyonluk ile üçüncü sırada. Turnuvanın geçmişinde Türkiye’nin de az da olsa izler bıraktığını görmek mümkün. İlk kez 1953 yılında turnuvaya katılan ve üçüncü olan Milli Takımımız, turnuvaya toplamda (1 defa ev sahibi olarak) 28 kere katıldı ve 1992 yılında 1 şampiyonluk yaşadı, 1993 ve 2004 yıllarında da finalde kaybederek ikinci oldu. Ayrıca 2004 ve 2006 yıllarında Ali Öztürk ve İlhan Parlak turnuvanın gol kralı oldular (Ali Öztürk’ün kariyeri boyunca hep alt liglerde forma giydiğini de belirtelim).  Turnuvanın genç oyuncular için önemi büyük. Özellikle kariyerlerinde başarılı olmuş birçok oyuncunun bu turnuvanın en iyi oyuncusu seçildiğini ve “Golden Player” ödülü aldığını söylemekte fayda var. 2002 yılından itibaren verilen bu ödülü şimdiye kadar Fernando Torres, Alberto Aquilani, Juanfran, Bender kardeşler ve Aleksandar Mitrovic gibi oyuncuların kazanması bu turnuvanın kariyerlerinde dönüm noktalarından birisi olduğunu söylenebilir. Genel bilgilerin ardından bu seneki turnuvanın analizine geçelim.

 

2016 U19 Avrupa Futbol Şampiyonası

 

8 takımın katıldığı turnuvada Avrupa’nın en önemli ekiplerini izleme imkânı bulduk. Elite Round elemelerinde ikinci torbadan İngiltere ile eşleşen son şampiyon İspanya, grubunda ikinci olarak turnuvaya katılma hakkı kazanamadı ve turnuvadaki en büyük eksiklik onlar oldu. Türkiye ise İtalya ile eşit puan toplamış olsa da İtalya’nın averajının daha iyi olması sebebiyle turnuvaya katılmayı kıl payı kaçırdı. Oluşan gruplar ise şöyleydi:

U19 Grup A

Ev sahibi Almanya’nın gruptan çıkmasını beklediğim A Grubu’nda çekişmeli mücadelelerin olduğunu söylemek mümkün. 11 Temmuz’daki turnuvanın açılış maçında İtalya ile karşılaşan Almanya, tüm maç boyunca rakibini domine etse de İtalya’nın tek atağında rakiplerinin penaltı kazanmaları sonucu maçı 1-0 kaybettiler. Grubun en zayıf halkası olarak görülen Avusturya ise ilk maçlarında grubun bir diğer güçlü ekibi Portekiz ile sürpriz bir şekilde berabere kaldı. İkinci maçlarda İtalya ile de berabere kalan Avusturya gruptan çıkmak için umutlandı, Almanya ise Portekiz’e karşı üstün oyununa rağmen defans hattında yaptıkları basit hatalar sebebiyle Portekiz’e 4-3 kaybetti ve yarı finale çıkma şansını iyi oyunlarına rağmen kaybetti. Özellikle Almanya’nın orta sahasının ortasında oynayan Leverkusen’li Henrichs takımının en başarılı ismi olarak dikkatleri üzerine çekti. Gruplardaki son maçlarda Portekiz ve İtalya berabere kalarak birlikte yarı finale çıkmayı başarırken, Almanya play-off maçına katılmak için mutlak galibiyet parolası ile çıktığı maçta Avusturya’yı 3-0 mağlup etmeyi başardı. İtalya’da Dimarco, Romagna ve Meret performanslarıyla öne çıkarken Portekiz ise hücum hattındaki başarılı performansıyla göz doldurdu. Gonçalo Rodrigues, Yuri Ribeiro ve Joao Carvalho dikkat çeken isimler oldu EURO 2016 şampiyonu ülkenin genç takımından.

U19 Grup B

A Grubu’ndan çok daha dişli takımların olduğu B Grubu’nda grubun favorilerinin yarı finale çıktıklarını söylemek mümkün. Elemelerde mağlubiyet yüzü görmeyen 4 takımın aynı grupta yer alması mücadelelerin başa baş geçeceğinin göstergesi oldu. Kadro bakımından diğer takımlardan zayıf olan Hırvatistan, gruptaki ilk maçında Hollanda’nın yıldız ismi Bergwijn’i durduramadı ve maçtan 3-1 mağlup ayrıldı. Diğer maçta ise grubun favorileri İngiltere ve Fransa karşı karşıya geldi. Erken buldukları iki golle öne geçen İngiltere, her ne kadar Augustin’in golüne engel olamasa da genel olarak iyi savunma yaparak maçı 2-1 kazanmayı bildi. Grupta oynanan ikinci maçlarda Hollanda’nın kompakt defansına karşı zorlanan İngiltere 90+2’de Brown ile golü buldu ve maçı kazanarak gruptan çıkmayı garantiledi. Fransa ise kalitesini Hırvatistan karşısında 2-0 galibiyetle göstermeye başladı. Son maçlarda ikincilik için mücadele eden iki ekibin mücadelesinde ise takım oyunu ile bireysel yetenekleri muazzam bir şekilde harmanlamış Batelli’nin ekibi Fransa, Hollanda’yı 5-1 mağlup ederek yarı final bileti alan son takım oldu. Hollanda’nın defans ile orta sahası arasında bıraktığı geniş boşluk alanları iyi değerlendiren Blas, Augustin ve Mbappe gibi oyuncular maça damga vurdu. Diğer maçta ise İngiltere Hırvatistan’ı aynen Fransa’ya karşı olduğu gibi ilk 10 dakikada bulduğu 2 erken golle 2-1 mağlup etti. Josip Brekalo ve Andrija Bajic gibi değerli futbolcuların olduğu Hırvatistan ise turnuvayı puan alamadan kapatan tek ekip oldu.

 

Yarı final maçları

 

u19 yarı final 1

Monaco’lu Mbappe’nin muhteşem performansı ile Blas ve Harit’in katkısıyla Fransa Portekiz’i 3-1 yenerek finale yükselmeyi başardı.

u19 yarı final 2

Grup maçlarının tamamında takım savunması ve uzun toplarla ile kontratak şansı yakalamaya çalışan İtalya, İngiltere’nin Solanke ve Brown gibi tehlikeli hücum oyuncularına sıkı markaj uygulayarak gol atmalarına engel oldu. Dimarco’nun bir penaltıdan ve bir de frikikten attığı golle finale çıkan taraf da İtalya oldu.

 

Play-off maçı

u19 playoff

 

Gelecek sene Güney Kore’de düzenlenecek olan U20 Dünya Kupası’na bu şampiyonada yarı finale çıkan dört takım dışında beşinci ve son takımı belirleyecek bu maçta iki grubun üçüncüleri Almanya ile Hollanda karşı karşıya geldi. İki denk takımın mücadelesi belki de turnuvanın en çekişmeli ve heyecanlı mücadelesi oldu. İlk yarı sona ermeden Hollanda’yı kendi yarı sahasından çıkmasına dair izin vermeyen Almanya turnuvanın dikkat çeken oyuncularından Hoffenheim’lı Philipp Ochs ile 1-0’ı yakaladı. 81 ve 88. Dakikada kaptan Nouri ile Van der Heijden ile galibiyete uzanacakken 90+3’te Suat Serdar’ın kullanılan kornerde doğru zamanda doğru yerde olması Almanya’nın 2-2’yi bulmasını sağladı. Uzatmalarda Mehlem ile öne geçen Almanya Lammers’in turnuvadaki üçüncü golüne ise engel olamadı. Penaltılarda ise 5 penaltının ardından 4-4’lük eşitlik bozulmazken Vlap’in topu direğe nişanlaması ve Henrichs’in temiz penaltısı ile Almanya maçı 5-4 kazandı ve en azından ev sahibi olduğu turnuvadan az da olsa başarı çıkartabildi.

 

FİNAL

U19 Final 2

İki takımın da ideal kadrolarıyla çıktığı final mücadelesinde defansıyla finale kadar yürüyen İtalya ile hücum konusunda muazzam bir performans sergileyen Fransa karşı karşıya geldi. Takım olarak harika anlaşan bir ekip olan Fransa U19 takımı, önde pres yapıp çabuk topu kaparak gol atma arayışları daha ilk dakikalarda meyvesini verdi ve ilk 20 dakikada 2-0 öne geçtiler. Fransa’nın defans hattında özellikle beklerin defansta başarılı olmaları ve stoperlerin İtalyan forvetler Favilli ve Minelli’ye gönderilen topları kesmeleri sebebiyle İtalya maç boyunca şut şansı yakalayamadı. Belki de İtalya’nın teknik direktörü Paolo Vanoli’nin yaptığı tek hata turnuvanın geri kalanında ilk 11 başlayan ve hızlı, önde pres yapan ve yıpratıcı bir forvet olan Panico’yu ilk 11’de başlatmaması oldu. Teknik kapasiteleri düşük ve çok hızlı olmayan Fransız stoperler Diop ve Onguene’ye maçın başından itibaren Panico’nun önde baskı yapması belki İtalya’nın maçta tutunmasına sebep olabilecekti. İkinci yarıda da üstün oyununu sürdüren Fransa rahat bir galibiyetle kupaya uzandı. 

Bana göre turnuvanın 11’i;

u19 best 11

Alex Meret; Gelecekte Udinese’nin bir numarası olacağı kesin, Donnarumma ile birlikte İtalya A Milli Takımı’nın gelecekte kaledeki güvencesi olacak.

Federico Dimarco; Inter’in geçen sene Ascoli’ye kiraladığı duran top uzmanı sol bek. Bu sene Empoli ile Serie A tecrübesi kazanacak.

Filippo Romagna; İtalyan oyun kurucu ve hızlı stoper ekolünün devamı olacak, Juventus genç takımında oynayan stoper. Geleceği çok parlak.

Phil Neumann; Schalke’nin 4.Lig’de oynayan ikinci takımının sağ beki, turnuvada yılmayan mücadeleci ruhu ve hücuma tehlikeli çıkışları ön plana çıktı. Çelimsiz dursa da uzun boyu ve hızı ile dikkat çekti.

Benjamin Henrichs; Bayer Leverkusen ile geçen sezonun son haftalarında (bek olarak) ilk 11 başlayan Almanya’nın 8 numarası. Hem defansif, hem de ofansif yeteneği muazzam. Hızlı, çevik, ikili mücadeleden kaçmayan ve bileklerine hakim bir oyuncu. Turnuvada en beğendiğim oyunculardan.

Nicola Barella; Cagliari forması giyen orta saha oyuncusu, tekniği ve asla pes etmemesi ile İtalya’nın finale çıkmasında büyük pay sahibi oldu.

Kylian Mbappé; Monaco’nun en değerli genç oyuncusu olan Fransız sol kanat. Turnuvaya attığı 5 golün yanı sıra akıllı boş koşuları, Ronaldinho tarzı bilek hakimiyeti ve akıcı oyun stili ile damga vuran isimlerden oldu.

Ludovic Blas; Geçtiğimiz sezon Ligue 1’de Guingamp ile 14 maça çıkmış olan Fransa’nın sağ kanadı. Turnuvayı 2 gol ve 2 asist ile kapatmış olsa da çok özel yetenekleri olduğunu her maç kanıtladı. Komple bir kanat oyuncusu olan Blas, turnuva boyunca hem hızını ve teknik yeteneklerini sergiledi hem de arkadaşlarına sürekli tehlikeli pozisyonlar hazırladı. Bana göre turnuvanın oyuncusu.

Amine Harit;  Bence turnuvadaki en zevk veren oyuncu Harit oldu, teknik becerileri inanılmazın da üzerinde, top her ayağına geldiğinde bir şeyler çıkarıyor ve rakip oyuncuları çalımlarıyla kolayca ekarte edebiliyor. Ligue 1’de oynayan Nantes kadrosunda yer alıyor.

Dominic Solanke; Chelsea’nin geçtiğimiz sezon Vitesse’ye kiraladığı İngiliz forvet. Rakip defans oyuncularını nasıl alt edebileceğini bilebilen bir oyuncu, ceza sahası çevresinde her zaman gol bulabilecek bir santrafor.

Jean-Kevin Augustin; Turnuvanın 6 gol ve 1 asistle “Golden Player” ‘ı. PSG’in UEFA Youth Lig’inde geçen sezon finale çıkmasında büyük pay sahibi olan forvet, turnuvanın da en komple oyuncusu olduğunu ve geleceğe damga vurabileceğini şimdiden kanıtladı.

 Yedekler

  1. Paul Bernardoni (Bordeaux)
  2. Maximilian Mittelstädt (Hertha Berlin)
  3. Yuri Ribeiro (Benfica)
  4. Gonçalo Rodrigues (Benfica)
  5. Denis Will Poha (Rennes)
  6. Philipp Ochs (Hoffenheim)
  7. Isaiah Brown (Chelsea)
  8. Sam Lammers (PSV)

 

Turnuvanın Teknik Direktörü; Fransa hocası Ludovic Batelli oynattığı futbolla turnuvayı takip eden herkesi mest etti. Fransa’nın rahat denilebilecek bir şekilde şampiyonluğa uzanmasının en önemli sebebi de o oldu.

Turnuvanın Hayal Kırıklığı; Steven Bergwijn geçtiğimiz sezon PSV ile Eredivisie’de ve hatta Şampiyonlar Ligi’nde süre alması sebebiyle Hollanda takımının yıldızı olarak turnuvaya geldi, bu sebeple de ondan beklentiler büyüktü. Her ne kadar turnuvayı 2 golle kapatsa da (ki golleri grubun “zayıf” ekibi Hırvatistan’a karşı attı), İngiltere ve Fransa maçlarında sahada yok gibiydi. Almanya’ya karşı zaman zaman etkili gözükse de ondan beklenilenleri sahaya yansıtamadı.