EURO 2020 A Grubu son maçında İsviçre ile kritik bir maça çıkacağız. A grubunda oynadığı ilk maçta Galler ile 1-1 berabere kalan ardından İtalya’ya 3-0 ile boyun eğen İsviçre, Milli takımımız karşısına mutlak galibiyet parolası ile sahaya çıkacak. İsviçre kazanıp Galler’in puan kaybetmesini bekleyecek. Milli takımımız ise 3 puan alarak en iyi 3. kontenjanından ikinci tur hesapları peşinde. Maçtan önce rakibimizi detaylı olarak inceleyelim.

EURO 1996 ile birlikte dört Avrupa Şampiyonası’na da katılan İsviçre sadece 2016 yılında gruptan çıkma başarısı gösterdi. 1996,2004 ve 2008 yıllarında kupaya erken veda eden ekip 2016 yılında Polonya’ya penaltılar ile boyun eğmişti.

EURO 2020’ye gelmeden önce eleme grubunda Danimarka, İrlanda, Gürcistan ve Cebelitarık ile mücadele eden Kırmızı Beyazlılar, 8 maçta 17 puan toplayarak grubu lider tamamladı. Bu maçlarda tek yenilgisini Danimarka’dan 1-0’lık skorla alan İsviçre 19 gol atarak kalesinde 6 gol gördü. Elemelerde oynanan maçlarda Xherdan Shaqiri sakatlığı nedeniyle hiç görev alamadı. Son maçta Danimarka’nın İrlanda karşısında kazanamaması ile grubu lider bitirebilen İsviçre turnuvaya iddialı gelen ekiplerden.

İsviçre’nin başında 2014 yılından beri Vladimir Petkovic bulunuyor. Bir dönem ülkemizde Samsunspor’u da çalıştıran deneyimli hoca turnuvaya gelmeden önce İsviçre’nin başında 73 maça çıktı. Bu maçlarda 40 galibiyet 15 beraberlik ve 18 mağlubiyet alan İsviçre, EURO 2016 ve 2018 Dünya Kupası’na katılım gösterirken 2019 da Uluslar Ligi’nde yarı final oynadı.

Kırmızı Beyazlı ekibin turnuva kadrosuna bir göz atalım;

İsviçre milli takımı birçok ulustan oyuncu barındıran bir ekip. 1990-1995 yılları arasında yaşanan ve Avrupa’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra tanık olduğu en kanlı savaş olan Yugoslav iç savaşıyla birlikte Balkanlara göç eden ailelerin çocukları takımın iskeletini oluşturuyor.

İsviçre’nin mevcut kadrosunda Kosova, Hırvatistan, Bosna ve Arnavutluk kökenli oyuncuların yanında Kamerun, Şili, Kongo, Nijerya ve Senegal kökenli oyuncular da yer alıyor. Çok uluslu bir takım olan İsviçre’yi bir takım haline getirmek ise teknik direktör V. Petkovic’in başarısı.

Bu oyuncuların en önemli olanları ise şüphesiz Granit Xhaka, Haris Seferovic, Embolo, Yann Sommer ve Xherdan Shaqiri. Liverpool’da bu sezon çok şans bulamasa da X. Shaqiri İsviçre adına tehlikeli bir hücum silahı. Kulüp kariyerinde genelde kanatlarda izlediğimiz oyuncu milli takımda forvet arkasında konumlanarak orta sahada görev alıyor. Bir diğer gol silahı H. Seferovic ise bu sezon Benfica’da oynadığı 48 maçta 33 gole direkt katkı vererek dikkat çekti. Mönchengladbach formasıyla başarılı bir sezon geçiren Yann Sommer ve Breel Embolo ise İsviçre adına önemli oyuncular.

Kadronun neredeyse hepsinin Avrupa’nın önemli liglerinde top koşturması ise İsviçre’ye artı değer katan bir başka değişken. Kırmızı Beyazlı ekibin kadrosunda Almanya Bundesliga’dan 12 oyuncu bulunmakta.

İsviçre’nin saha içinde neler yaptığını ve oyun prensiplerini daha detaylı inceleyelim.

Taktik Analiz

Zengin bir kadrosu bulunan İsviçre birçok varyasyon ve plan ile sahada yer almaya müsait bir ekip. V. Petkovic ise genelde 3’lü bir savunma hattı tercih ediyor. Topa sahipken 3-4-1-2 şeklinde sahaya yayılan ekipte bekler oyuna genişlik katarken topun rakipte olduğu zamanlarda geride 5’li bir savunma hattı oluşturuluyor.

Oyunun 3. bölgesinde baskı yaparken ve orta alanda rakibi karşılarken H. Seferovic ve B. Embolo en uçta yer alan oyuncular. Hemen arkalarında ise Xherdan Shaqiri yer alıyor.

Ricardo Rodriguez ve Kevin Mbabu gibi iki tane atletik bek oyucusuna sahip olan İsviçre’de bu oyuncuların hem savunma hem de hücumda verdiği katkı Kırmızı Beyazlı ekip için değerli. Bahsettiğimiz bek oyuncularının ileride konumlanması ve yaptıkları baskı takım savunması ve sayısal üstünlük için bir artı değer olsa da arkalarında bıraktıkları boşluklar baş ağrıtabiliyor. Galler maçında Daniel James hızıyla birçok kez K. Mbabu’nun kanadındaki boşluğu kullanarak tehlike yaratmayı amaçladı. Milli takımımız bu boşlukları değerlendirebilecek hızlı oyuncular açısından kısır olsa da bu alanları kullanmak sonuç getirebilir. Aşağıdaki görsellerde anlattığımız boşluklara paralel olarak Galler ve İtalya maçlarından görüntüler mevcut.

Galler merkezi kalabalık tutarak İsviçre orta sahasının etkili olmasının önüne geçmek istedi. Hem G. Xhaka hem de R. Freuler topu rahat kullanamayınca derine inerek top almaya başladılar. Aynı kalabalık orta alan savunmasına Italya maçında da şahit olduk. Boş alanlar bulunca tehlikeli olabilen B. Embolo ve X. Shaqiri Galler maçına nazaran daha etkisiz bir görüntü çizdi. B. Embolo maç boyunca orta sahaların özellikle de Jorginho’nun markajından kurtulamadı. 3’lü bir orta saha kurgusuyla sahada yer alan İtalya’ya karşı İsviçre orta sahası nicel ve nitel olarak varlık gösteremedi. Locatelli’nin attığı gollerde de bunu görebiliriz. X. Shaqiri’nin topsuz oyunda savunma becerilerinin eksikliği İsviçre’yi orta alanda çaresiz bırakabiliyor. Okay, Ozan veya diğer oyuncularımızın orta sahaya koyacağı direnç ile aynı üstünlüğü biz de sahaya yansıtabiliriz.

Geriden oyun kurulumunda veya hücumda çoğunluk sağlanamadığında B. Embolo, H. Seferovic ya da X. Shaqiri derine gelerek çözüm üretiyor. Bu derine yapılan hareketler ile beraberinde çektikleri oyuncular beklere ve diğer hücum oyuncularına boşluklar yaratabiliyor.

Burada bir diğer nokta da İsviçre stoper hattının pasör özelliklerinin yetersiz kalması. M. Akanji dışında N. Elvedi ve F. Schar’ın geriden top çıkarma konusunda sıkıntıları bulunuyor. Bu bilgiler ışığında ileri 3’lümüzün yapacağı ön alan baskısı değerli olabilir.

Yukarıda bahsettiğimiz şekilde oyunun yönünün aniden değiştirilmesi İsviçre ana hücum planlarından. R. Rodriguez, G. Xhaka ve M. Akanji ile oyunu sola yıkan ekip K. Mbabu’ya atılan ters toplarla ceza sahasına etkili ortalar gönderebiliyor. Galler’in dar ve kompakt savunma yapısı bahsettiğimize paralel olarak K. Mbabu’ya birçok orta şansı tanıdı. Eğer savunmada dar kalıp bu ortaları riske edeceksek yan topları iyi savunmamız ve bu doğrultuda bir tandem oluşturmamız gerekiyor.

Sonuç

Temel olarak ikinci bölgede oyunu genişletip ters toplarla hızlı kanat değiştirebilen İsviçre bize fazlasıyla sıkıntı yaratabilir. Oynadığımız Azerbaycan maçı ve gruptaki İtalya maçında kalemizde bu şekilde goller gördük. İsviçre orta sahasında Xhaka’nın top kullanımını kısıtlayabilirsek İsviçre’nin oyununu sekteye uğratabiliriz. Grupta oynadıkları Galler maçında buna şahit olduğumuz anlar oldu. İsviçre’yi etkisiz kılarak sonuç almamızı sağlayacak plan orta alanda boşluk vermeyerek kompakt şekilde merkezi iyi savunmak ve hızlı hücumlar ile İsviçre beklerinin arkalarında bıraktıkları boşlukları değerlendirmek olacaktır. Turnuvada devam etmek için bizden daha fazla şansı bulunan İsviçre için kazanmak tek parola. Milli takımımız ise bol gollü bir galibiyet alıp diğer gruplardaki sonuçlara bağlı olarak en iyi 3. kontenjanından devam etmenin peşinde.