Spor Toto Süper Lig’de 2016-2017 sezonunu 4. sırada bitirerek UEFA Avrupa Liginde ön eleme oynama hakkını kazanan Galatasaray’ın 2. Ön eleme turundaki rakibi Östersunds’u sizler için analiz ettik.

 

Genel Bilgiler ve Önceki Yıllar

Östersunds FK, 31.10.1996 tarihinde Östersund kentinde faaliyet gösteren 3 takımın birleşmesiyle kuruldu. 2006 yılına kadar diğer kulüp temsilcilerinin de bulunduğu yönetimde, 2006 sonrası herhangi bir temsilci bulunmamakta. Kulüp geçmişine baktığımızda 9 sezon Division 2’de, 5 sezon Division 1’de, 3 sezon Superettan’da, 2 sezon ise Allsvenskan’da mücadele ettiklerini görüyoruz.

2006-2010 arası Division 1’de küme düşmeme mücadelesi veren Östersunds, 2010 sonunda daha fazla mücadele edemeyerek bir alt lige düştü. Bunun üzerine ilk iş olarak teknik direktör değişikliğine gidildi. 24 Ocak 2011’de takımın başına,  daha önce hiçbir teknik direktörlük deneyimi olmayan ve asıl işi üniversitede futbol geliştirme uzmanlığı olan Graham Potter getirildi. Asıl hikayede tam olarak burada başladı. Graham Potter, ilk sezonunda çıktığı 22 maçta topladığı 52 puan ve en yakın rakibine attığı 9 puan farkla takımı tekrardan Division 1’e taşıdı. 2010 sonunda düştükleri Divison 1’e Graham Potter’la tekrardan dönen Östersunds, ilk sezonda çıktıkları 26 maçta topladıkları 53 puana karşılık averaj farkıyla Superettan’a yükselme başarısı gösterdi. Superettan’a yükseldikleri ilk sezon 10. ikinci sezon 5. olan Potter’ın öğrencileri 3. Sezonda 30 maçta topladıkları 62 puanla ikinci sırada yer alarak tarihlerinde ilk kez Allsvenskan’a yükselme başarısı gösterdiler. İlk sezonlarında 42 puanla ligi 8. bitiren Östersunds, İsveç kupası finalinde  Norrköping’i 4-1’lik skorla geçerek hem tarihlerindeki ilk kupayı kazandılar hem de ilk kez UEFA Avrupa Ligine katılmaya hak kazandılar.

1996 yılından bu yana 11. hocayla çalışan Östersunds kulübü, maçlarını 8.466 kişilik Jämtkraft Arena’da oynuyor. Taraftarların bugüne kadar stadyumu %100 doldurdukları bir mücadele henüz yok. %100 doluluk oranına en yakın olan mücadele ise 8369 biletli seyircinin izlediği  Norrköping ile oynanan İsveç Kupa finali.

 

Son Maçlar ve Kadro

Tarihinde ilk kez geçen sezon Allsvenskan’da mücadele eden Potter’ın öğrencileri, hem ligi 8. bitirip hem de İsveç Kupasını kazanmanın vermiş olduğu keyifle oldukça tatminkar bir sezon geçirdiler. Geçen sezonu böylesine iyi bir noktada bitirmiş olan Östersunds, bu sezona ise hiç istediği gibi başlayamadı. İlk 3 maçta alınan 2 mağlubiyet gelecek adına oldukça karamsar bir tablo yarattı. Neyse ki devamında oynanan 4 maçta alınan 8 puan tepelerindeki kara bulutları dağıtmaya yetti. Artan form grafiği Malmö mağlubiyeti ile sekteye uğramış olsa da aradaki kalite farkı göz önüne alındığında takımı moral olarak çok kötü etkilemedi. Nitekim Malmö sonrası çıkılan 4 maçta takım hiç kaybetmedi ve bu süreçte 10 puan toplamayı başardı.

Kadrosunda 2-3 tane tehlike yaratabilecek potansiyele ve bu maçlar sonrasında piyasa yapabilecek oyuncuya sahip, yaş ortalaması 25.6, yaklaşık değeri ise 7 milyon € civarı olan Östersunds’un güncel kadrosu şu şekilde:

 

Kaleci: Aly Keita, *Andreas Andersson

Defans: *Tom Pettersson, Sotiris Papagiannopoulos, Douglas Bergqvist, Ronald Mükiibi, Sam Mensiro, Bobo Sollander, Denis Widgren, Gabriel Somi, *Tim Björkström

Orta Saha: Brwa Nouri, Fouad Bachirou, *Darijan Bojanic, Jamie Hopcutt, Sebastian Lundback, Ken Sema, Curtis Edwards, *Johan Bertilsson, *Ludvig Fritzon, Hosam Aiesh

Forvet: Saman Ghoddos, Alhaji

* Yeni Transferler

 

Muhtemel Formasyon ve Kadro Analizi

Takımın teknik direktörü Graham Potter taktiksel olarak son derece esnek bir isim. Kadrosuna kattığı oyuncularda bu profile uygun isimler. Nitekim bir maç sağ bek oynayan bir oyuncu diğer maç hiç sırıtmadan ikinci forvet gibi oynayabiliyor. Maçtan maça farklı dizilimlerle takımını sahaya sürebilen Graham Potter, maç içerisinde de oyunun gidişatına göre hiçbir oyuncu değişikliği yapmadan farklı dizilimlere rahatlıkla dönebiliyor. Takımın 12 maçlık taktik geçmişine bakarsak, Graham Potter’ın  sezon başındaki maçlarda ve Norrköping mücadelesinin tamamında üçlü defans kurgusunu tercih ettiğini söyleyebiliriz. Sonraki maçlarda dörtlü defans kurgusuna dönmüş olsa da maç içerisindeki gidişata göre zaman zaman yine üçlü defans kurgusuna geçiş yaptığını da belirtmek lazım. Özet olarak, 12 haftası geride kalan ligde Graham Potter’ın takımı 4-4-2, 3-4-3, 3-5-2 gibi 3 farklı formasyonla sahaya yayıldı. Bu 3 farklı dizilimin tek ortak noktası ise forvetin her halükarda 2 kişiden oluşmasıydı. Öte yandan teknik direktör Graham Potter, bu sezon Ludvig Fritzson haricinde her oyuncuya az da olsa forma şansı verdi. Bu süreçte Nouri, Widgren, Edwards, Pettersson ve Ken Sema ise en çok süre alan isimler oldu.

Sezon başına ilk 11 başlayan Aly Keita, ilk 3 maçta Halmstads ve Örebro karşısında yediği hatalı gollerle formasını bu sezon kiralanan Andreas Andersson’a kaptırmıştı. Fakat Andersson’un da 3 maçta yediği 6 golle kötü bir performansa imza atması sebebiyle tekrar formayı alan oyuncu geri kalan 6 maçta da 90 dakika sahada kaldı. Yan toplarda genelde çizgide kalmayı tercih eden ve cepheden atılan şutlarda önemli hatalar yapabilen bir kaleci. Sakatlık vb bir sorun olmazsa Galatasaray’a karşı kalede olacaktır.

Sağ bek bölgesinde oynaması muhtemel iki aday var diyebiliriz. Biri son 3 maçta 9 puan kazanan takımda sağ bek oynayan Edwards, diğeri ise fiziği ve savunması daha iyi olan Mukiibi. Sol bekte ise yer alacak isim kesinlikle Widgren olacaktır. Widgren için takımın savunmadaki en zayıf halkası demek yanlış olmaz. Oyun stili ve kafasındaki düşünce itibariyle fazla hücumcu bir isim. Hamle zamanlaması, pozisyon bilgisi ve hücumdan geriye dönüşleri sıkıntılı bir bek. Stoper bölgesinde ise oynayacak 2 adam, 1.90 m boylarında olan Pettersson ile Papagiannopoulos olacaktır. Pettersson ayak içini iyi kullanan ve boşlukları iyi görebilen bir stoper. Topla mesafe kat etme konusunda ciddi sıkıntıları var. Baskı anında da hata yapmaya yakın. Akan oyunda rakip takibi konusunda da eksikleri büyük. Papagiannopoulos ise topla alan kat etme konusunda başarılı olan bir oyuncu. Topla sık sık orta sahaya kadar çıktığını görebiliriz. Savunması Pettersson’a göre daha dengeli demek mümkün. Bu 2 stoper dışında buraya alternatif olabilecek, özellikle üçlü defans kurgusuyla çıkması halinde forma giyebilecek isim ise kesinlikle Bergqvist olacaktır. Uzun süredir sakat olan oyuncunun hem stoper hem de orta saha oynayabilme kabiliyeti var. Son dönemde hazırlık maçlarıyla birlikte maç pratiğini arttırmaya devam ediyor.

Orta sahanın merkezinde takımın kaptanı ve bu sezon tüm maçlarda süre alan Nouri’nin oynaması kesin. Maç başına topla buluşma sayısı geri dörtlüdeki oyuncular haricinde en çok olan isim. %89’luk bir başarı yüzdesi de var. Şu ana kadar 12 maçta 3 gol 1 asisti  bulunuyor. Orta sahada istediği gibi oynamamasını sağlamamamız gereken adamlardan biri. Yanındaki partneri yüksek ihtimal Bachirou olacaktır. 1. Bölge ile 3. Bölge arasında sıklıkla görebileceğiniz, Nouri gibi pas yüzdesi yüksek ve bire birde adam eksiltebilecek bir oyuncu. Savunma olarak da rakip orta sahaların yakasına yapışacak sertliğe de sahip kendisi.  Sol kenarda ise oyunun tamamında en çok dikkat etmemiz gereken iki adamdan biri olan Ken Sema oynayacaktır. Çok güçlü bir oyuncu. İkili sıkıştırmayla karşılamadığımız müddetçe sağ tarafımızda büyük sıkıntılar çıkaracaktır. Bire bir oyundaki etkinliğinin yanı sıra savunma arkası koşularda da etkili. Toplu topsuz oyunda daima dikkat etmemiz gerekecek. Sağ kenarda başlamaya aday isimler arasında ise öncelikli olan Aiesh geliyor. Top ayağındayken ceza sahasına yaptığı etkili driplingler ve Ken Sema’nın çizgiye indiği bölümlerde ceza sahası yaptığı koşularla fark yaratabilir.

Forvet bölgesinde ise bir aksilik olmazsa Ghoddos ve Gero oynayacaktır. Gero fiziki olarak kuvvetli ve atlet bir oyuncu. Genellikle savunma arkasına yapacağı koşularla etkili olabilen biri. Forvetin merkezinde oynacaktır. Ken Sema’yla birlikte sahada dikkat etmemiz gereken bir diğer oyuncu ise Ghoddos. Oyun tarzı olarak sıklıkla geri gelerek pas oyununa dahil olan ve arkasındaki stoperi de beraberinde getiren bir oyuncu. Açtığı alanlara da girebilen iki isim var; Sema ve Gero. İki ana hücum planından birisinin bu olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu sezon 3 gol 3 asisti var. Saydığımız isimlere ilave olarak Jamie Hopcutt’ı da ekleyebiliriz. Bu sezon sadece 176 dakika sahada kalan oyuncu takımın 5 golle en golcü oyuncusu. Sakatlıktan dolayı bir süre oynayamadı, sonrasında kırmızı kart cezalısı oldu derken sahada kaldığı dakika bir hayli düştü. Oynadığı vakit her halükarda dikkat etmemiz gereken isimlerden.

 

Taktiksel Analiz

Hücum

Östersunds ekibinde Graham Potter’ın oyuncu tercihleri zaman zaman farklılık gösterse de sezonun genelinde sahaya 4-4-2 düzeninde çıktılar. Hücum planlarının ana temasına oyunu geriden kurmayı koyan Potter, geri dörtlü ve önlerinde oynayan iki merkez orta saha ile sıkça garanti pas yaparak, topu çevirip rakibi hareket ettirmeye ve pozisyonel kayıplar verdirmeye çalışıyor. Öyle ki, 12 haftası geride kalan sezonunun büyük bölümünde forma şansı bulan stoper ikilisi Tom Pettersson (ortalama 59.3 pas – %88.9) ve Sotiris Papagiannopoulos (ortalama 47.9 pas – %92.3) ile orta sahanın merkez ikilisi Brwa Nouri (ortalama 63.7 – %89.4) ve Fouad Bachirou (ortalam 44 pas – %89.8)  maç başına yaptıkları pas sayılarında ve başarı yüzdelerinde önemli rakamları yakalamış durumdalar.

Geriden oyunu kurarken sıklıkla bu görüntüyü veren Östersunds’da topun 3. Bölgeye direkt aktarımında en önemli karelerden biri bu. Burada pası atan isim sol stoper Pettersson, pası alan isimde Ghoddos. Ayak içini oldukça iyi kullanan bu oyuncunun aynı zamanda saha görüşü de çok iyi. Bu oyuncuya hem pası atacak alanı hem de rahatlığı vermemek lazım.

Bu da bir başka maçtan başka bir örnek. Aktörler yine aynı; Pettersson ve Ghoddos. Yine o açıyı görüp isabetli pası gönderiyor defans oyuncusu. Ghoddos’un topla buluştuğu anda da onun üstüne gelen stoperin arkasında açtığı alana diğer forvet Gero giriyor.

Geride topu garanti paslarla çevirdikten sonra ilk öncelik olarak topu kenarlara aktaran Potter’ın öğrencileri, burada Ken Sema ve Aiesh gibi iki hızlı ve bire bir oyunda başarılı olan oyuncu ile arkalarında hücuma katılımları oldukça iyi olan Widgren ve Edwards ile hücum genişliğini sağlamak ve atağın geliştiği yönün tam tersindeki kenar oyuncularını da ceza sahasına sokarak yapılacak ortalarda pozisyonlar yaratmaya çalışıyorlar.

 

Bu sezon attıkları 19 golün 5’ini duran toplardan (3’ü penaltı) 1’ini kontradan, 13’ünü ise açık oyundan bulan Östersunds için bu hücum karesi hiç şaşırtıcı değil. Resimde 8 Östersund oyuncusu var. Top ayağında olan isim Ken Sema, hemen arkasında ise sol bek Widgren var. Burada Ken Sema bireysel kalitesini kullanıp çizgiye inip ortayı çıkarıyor. Ortayı çıkardığı vakit ceza sahası içinde 3 net opsiyon var. Birincisi, kırmızıyla yuvarlak içine aldığımız ve ön direğe koşu yapan forvet. İkincisi sağ kenarda oynamasına rağmen önce ceza sahasına  sonrada altı pas – penaltı noktası arasına koşu yapan kenar oyuncusu. Üçüncüsü ise merkez orta sahadan gelip ceza sahası içine koşu yapan oyuncu. Östersunds adına kenar hücumlarında bu hadiselerin defalarca yaşandığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Hücum yönlerine baktığımızda %40 sağ kanattan, %39 sol kanattan hücum etmeye çalışan Östersunds ekibi, %21 merkezden hücum oranıyla Jönkopings’den sonra ligin en az merkezden hücum eden takımı durumunda. Bu %21’lik kısmın ana aktörünün de kesinlikle Saman Ghoddos olduğunu söyleyebiliriz. Takım kağıt üstünde 4-4-2 oynasa da Ghoddos serbest oyuncu stiliyle rahatlıkla topun olduğu bölgeye gidebiliyor. Sıklıkla merkezde geriye kadar çıkıp top alan Ghoddos, kendisini markaj altında tutan stoperi de beraberinde getirdiği için rakibin arka tarafında büyük boşluklar oluşmasına sebep olabiliyor.  Bu opsiyonun başarısız olması halinde topla birlikte çok rahat yüzü dönük pozisyona da geçebilen oyuncu hem şut hem de pas kalitesiyle rakipler için bir hayli tehditkar olabiliyor.

Her maç sıklıkla karşılaşabileceğimiz karelerden bir başkası. Burada topla buluşan isim Ghoddos. Etrafındaki 3 oyuncu ise onu karşılamak için hamle yapıyor. Oyuncu burada uzak tarafa doğru tek dönüşle etrafındaki 3 oyuncudan 2’sini oyunun dışına itiyor ve kendisine birden fazla pas opsiyonu yaratabilecek alanı açıyor.

Ghoddos’un rastgele bir maçından alınmış ve topla buluşma yerlerini gösteren bir harita. Oyuncunun mevcut oyun stilini fazlasıyla yansıtıyor. Hem forvetin ceza sahasında yapması gerekenleri yapıyor, hem de takım oyununa dahil olup rakip sahanın birçok yerinde topla temas sağlayıp hücumun kalitesine katkı sağlıyor.

 

Burada topla buluşan Ken Sema, savunma arkasına uzun top attığı isim ise Ghoddos.  Ken Sema’nın kenarda oynama kabiliyetinin yanı sıra merkezde sol iç oynama tecrübesi de bulunuyor. Bu sebeple oyunun sıkıştığı anlarda sıklıkla merkeze gelip topu alabiliyor. Bu pozisyonda topu savunma arkasına Ghoddos’a etkili bir şekilde göndermeyi başardı.

 

Ken Sema’nın bir başka merkezde top alıp etkili olduğu pozisyon. Buradaki pozisyon güzel bir asist ve devamında golle sonuçlanıyor.

 

İki tane stoperinin 1.90 olduğu Östersunds’un bu sezon duran toptan attığı gol sayısı sadece 2. Kornerleri kullanırken aşağı yukarı aldıkları şekil ise yanda ve üstte görüldüğü gibi. Burada kaleciye yakın olan Östersunds’lu oyuncu ile penaltı noktasında kümelenmiş 4 oyuncudan 3’ü ön direğe ve 6 pas çizgisinin olduğu bölgeye koşuya gidiyor. Korneri kullanan oyuncunun hedefi ise, ön direk ve 6 pasa yapılan koşuların yarattığı karışıklıkta penaltı noktasında tek başına kalan oyuncuya topu ulaştırabilmek.

 

 

 

Savunma

Östersunds, top rakipteyken genellikle 4-4-2 ya da 4-4-1-1 dizilimleriyle sahaya yayılan bir ekip. 4-4-2’nin Dünya üzerindeki genel imajının tersine savunmada agresif bir yapıya sahip değiller. Rakip yarı sahada baskı yapmak yerine daha çok kendi yarı alanlarında pozisyon almayı tercih ediyorlar. Pozisyon alırken de aşağıdaki resimden de görüleceği üzere savunma dörtlüsü birbirine daha yakın ve kenarlardan uzak şekilde pozisyon alıyorlar. Öndeki kanat oyuncuları da sıklıkla kenar bek pozisyonuna kadar geri gelebiliyorlar.

Hem yerleşik düzen içerisinde hem de kontra yenilen pozisyonlarda savunma sezgileriyle ön plana çıkan oyuncu ise orta sahanın merkezinde oynayan Fouad Bachirou oluyor. Savunma azmi iyi olan oyuncu, sıklıkla rakibi kovalarken dikkat çekiyor. Birçok pozisyonda rakibin karşısına dikilen ilk isim olan Bachirou, maç başına yaptığı 1.9 top kapma ve 1.7 pas arası ile orta sahada oynayan oyuncular arasında savunma katkısı en yüksek isim olarak dikkat çekiyor.

Burada Bachirou’nun iki önemli aksiyonu söz konusu. Birincisi, rakibin sağ tarafa oynayıp etkili kontra başlatmasını engellemek. İkincisi, topu o bölgede kapıp rakipten 4 oyuncuyu oyunun aktif alanından çıkartarak karşı atak başlatmak.

 

Sadece kontra pozisyonlarında değil geride takım halinde beklerken rakibin adam eksilterek ceza sahasına yaptığı driplingler konusunda da karşısında gördüğü adamlardan biri Bachirou. Burada da topu rakipten kaparak hücum eden 5 rakip oyuncuyu oyundan düşürüyor.

 

 

Östersunds’un savunma konusunda ön alan oyuncularının geriye kadar gelip bir takım düzeni halinde top yekün rakibi karşılamaları ve iki stoperinin 1.90 metrelik kuleler olmaları dışında çok önemli bir artısı bulunmuyor. Sıklıkla yaptıkları hatalar konusunda en büyük payı alan isim ise sol bekte oynayan Widgren. Fazlasıyla hücumcu bir stile sahip olan oyuncu, savunmada pozisyon alma ve müdahale zamanlaması konusunda sıkıntıları olan bir isim. İleriye çıktığı pozisyonlarda da geriye dönüş konusunda büyük sıkıntılar yaratan Widgren’in üstüne oynamak Galatasaray için iyi sonuçlar doğuracaktır.

Burada top siyah yuvarlak içindeki alanda bulunan sarılı oyuncuya doğru gönderiliyor. Widgren yerinde bekleyip pozisyonun takibini yapsa herhangi bir savunma zaafı oluşmayacakken ön tarafa doğru hamle yapmaya çalışıyor ve bu hamlesinde de başarılı olamayarak arkasının tamamen boşalmasına sebebiyet veriyor.

Burada da benzer bir durum söz konusu. Orta sahadaki arkadaşı rakibi karşılamaya koşarken Widgren’de ön tarafa doğru başarısız bir hamle yapıp arkasındaki alanı boşaltıyor. Burada çizgi üzerindeki Ken Sema’da rakibi yakalayamadığı için pozisyon tehlikeli bir atağa dönüşüyor.

 

 

Buradaki pozisyonlarda, stoper ikilisinin yerden akan oyundaki uyumsuzlukları ve orta sahadaki oyuncuların da savunma meziyetleri açısından yetersiz seviyelerde olmasını gösteriyor. Her iki stoper de pozisyon alma konusunda zaafları olan oyuncular. Özellikle Sneijder’in oynaması halinde bu tip pozisyonları işlemesi yüksek ihtimal.

 

 

 

Östersunds genel olarak duran toplarda alanı bu şekilde kontrol etmeye çalışıyor. İşin ilginci altı pas üzerindeki çizgide bulunan oyuncular neredeyse takımın en uzun isimleri. Rakibin ön alana birden fazla kişiyle yapacağı sahte koşularla merkezde bulunan oyuncuya topu ulaştırmak gayet mümkün.

 

Sonuç

Genel itibariyle bakıldığında Östersunds’un tahmini değeri Galatasaray’ın 1 oyuncusunun değeriyle eş değer. Ama futbolda netice itibariyle sahadaki oyunla kazanılan ve kaybedilen bir spor. Türkiye’de takımlar yavaş yavaş yeni sezon çalışmalarına başlamışken İsveç’te ligin ilk yarısı bitmiş durumda. Yani Galatasaray’ı güçlü/güçsüz rakipten önce, hem fiziki hem de forma grafiği olarak son derece hazır bir rakip bekliyor. Östersunds takımının ilk maçta temsilcimize zorluklar çıkarması oldukça muhtemel. Fakat temsilcimiz sakin kalıp alışılagelmiş pas oyununu oynarsa oradan da istediği sonuçla dönmesi yüksek ihtimal. İkinci maçın burada olması bir avantaj olsa da, umuyoruz ki temsilcimiz ilk maçta işi sıkı tutarak ikinci maça bir şans olasılığı bırakmayacaktır. Temsilcimize bu ve ilerleyen turlarda başarılar.